1 Eylül 2010

blog benim keyif benim: Türkiye-Yunanistan

Konumuz ilk defa tam olarak "kızsal" değil. Bugün t-shirt de yok. Dünkü Türkiye-Yunanistan maçı var. "somegirlystuff" tarafından ele alınacak tabii.. bakalım fotoğraflarımıza:

Muhteşem sonucun fotoğrafı. "65-76 " Skor mu demeliyim yoksa? Bir kere baştan söyleyeyim yanlış bir şey yazmayım da laf etmesinler diye hiç kasamıycam, basketten anladığım yok, ya da şöyle diyim, lise maçlarındaki sebebi belli tezahüratlardan öteye gidemez konuyla alakam, bunu böyle bir kenara not edelim lütfen.
Bir avuç Yunan taraftar polis otobüsüyle salona getirildikten sonra yanımızdaki sıraya oturtuldular. Sutopçu kostümlü arkadaş, her ne kadar hareketleri biraz aşırı bulunsa da, gerçek bir taraftar olarak çok başarılıydı, yanındaki küçük kızcağızın da kızılderili başlığına bayıldım. (fotoğrafların üstüne tıklayınca büyüyüp görünüyor sanırım) Koskoca salona karşı 30- 40 kişi den öteye gidememeleri bile onları sürekli bağırmaktan alıkoyamadı, her daim ayaktaydılar, haklarını vermek lazım. Hele bir de maçın sonunda bütün salona dönüp Türk'leri alkışlayarak tebrik etmeleri! koşup benim de bir bir öperek kutlayasım geldi :)
Böyle maçlarda en çok celebrity görmeyi seviyorum. Yani yıllarca Jack Nicholson'ı heyecanlı ataklarıyla NBA maçlarında gördük ya, burda da öyle bir front row durumu sözkonusuydu. Dikkatli bakarsanız fotoğrafın sol köşesinin 1.sırasında Şahan'ı seçebilirsiniz. Siyah t-shirt, beyaz şortlu. Bir de maç boyu çıkarmadığı kırmızı saplıydı sanırım wayfarerları ile yerli celebritiliğin hakkını verdi. Sayılardan sonraki "yeeeeeeaaaaaahh" hareketleri de ayrıca görülmeye değerdi.

Bu dostluk kazandı fotoğrafı bir klasik, bende de olsun istedim.
Son kare! Tarif edilmez, yaşanır. İnsanın milli duyguları böyle anlarda harekete geçiyormuş. (bakınız Şahan bu sefer sağ başta en altta, kameranın kendisini çekip tepedeki ekrana yansıttığı zamanlardaki görüntüleri de çok sempatikti. Düşününce, "yeeeaahh"lerini beğendim aslında, bize daha çok Şahan lazım)
Notlar:
- Kemal Kılıçdaroğlu da maçı izledi, mavi gömlek üzeri Türkiye atkısı hoştu, yakışmış. Ama Şahan kadar hareketli değildi, üzüldüm.
- Maçı sunan adam ( ya da spiker ya da her ne deniyorsa) çok başarılıydı. Sürekli bir "susmak yookkhh" ve "Türkler uçuyoooeerr" hali milleti fazlasıyla gaza getirdi.
- Biraz erken gittiğimiz için Çin-Porto Riko maçının da bir kısmına yetiştik. Bu maçta zıp zıp zıplayan ponpon kızlar Türkiye maçında sahaya çıkarılmadı malesef. Duyduğuma göre bir önceki gün de Tayyip, maçı izlemeye geldiğinde kızları çarşafa dolayıp öyle salmışlar sahaya. İşte buna gıcık oldum! Gerçi erkekler daha fazla sinirlenmişe benziyordu ya..
-Şampiyona'nın tişörtleri çok güzel olmuş, tasarımını beğendim, ama bulmak ne mümkün.
-Tuvaletler çok kullanışlı ve geniş. Girip çıkarken kapıya dokunmak zorunda kalmamanın verdiği dayanılmaz hafiflik burada da var. Tuvalet kağıdı ve kağıt havlu stoğu da yeterli görünüyordu.
- Salon ağzına kadar dolu olmasına rağmen, çıkışta yığılma, bir kargaşa, felaket durumu olmadı, giriş çıkışlar rahat. İçerdeki yiyecek içecek durumu da hiç fena değil, arada çıkmak için güzel bir de terası var.
-İşten anlamıyorum ama Ersan süper süper süper!
-Hido da kritik zamanda kendini gösterdi sanırım, 3lüğü muhteşemdi.
-Bir de şöyle bir şey varmış sahadayken bu dev adamlar pek de dev gözükmüyor, yani 2,10dan uzun olanlar hariç. Ayy bu cüceyi niye almışlar diyorsun adam 1,95 çıkıyor.
-Athena'ya bravo iyiki 12 dev adam şarkısını yapmış, başka tezahürat yok, ama artık değişebilir, değişmese de birileri çıksın yeni bi şarkı daha yapsın lütfen.
Yeni başlayanlar için taraftarlık:
-Mümkünse yanınıza çanta almayın, kucağınıza koyamıyorsunuz, koyarsanız sayı olunca ayağa fırlayamıyorsunuz, koltuğunuzun arkasına koyamıyorsunuz, yere koysanız üstüne basılıyor, etc.. Ama illa alcaksanız:
-İçine parfüm koymayacaksınız, alıyorlar. Ama nasılsa içeri girerken kapının önüne bırakılan ve çıkıtşa hiçbirini göremeyeceğimi sandığım yığının arasından, hem de elimle koyduğum yerden aldım parfümümü. Bozuk para da olmayacak. Bir de en çok güldüğüm, su satıyorlar ama kapağını vermiyorlar.
-Fotoğraf makinesi de yok. Bunu anlayamadım, herkesin elinde 5 megapiksel kameralı telefon var, o ne oluyor?
-Mutlaka uygun renk giyilecek. Kırmızı giymeyenlerin yuhalandığını gördüm.
aslında sevdim ben bu işi.

Bir de küçük videomuz var. Tam zamanında çekmişim, maçın güzel sayılarından biriydi. Ha bu arada zavallı siyahi oyuncularına çok acıdım. Adam o kadar dev gibi ve şişko ki 3 kişi birden tutamıyor, ve top onun eline geçince de seyirci olanca gücüyle yuhalamaya, ıslığa, vuduya başlıyor. Morali bozuldu, serbest atışları yapamadı, bir konsantre olamadı, sıyrılamadı çocukcağız.

28 Temmuz 2010

ben gidiyoruumm!!!

Daha fazla "Bodrum işi" toplamaya... Çok etniksin canikom serisi için çalışmak gerek.. yoksa denizle, sandozla, Adamik'le, Körfez'le işim olduğundan diil :)

GÜDÜK BOYLUM TURANJ YAZMALIM



beden: M
fiyat: 40tl

21 Temmuz 2010

kırmızı neyin rengiydi?

İster altına beyaz şalvarı geçir adının hakkını ver, ister disko disko gecelerde pullarını şıngırdat!
Atletin de yeri iyidir, en kalitelisinden.

SATILDI
KÖYLÜ GÜZELİ




beden: S
fiyat: 40tl

14 Temmuz 2010

neeee!!!!! 2 ay mı olmuşşşş????

Tam da iki ay sonraki bu post, tamamen bir tesadüf eseri yine ayın 14'üne denk gelmiştir.
*Çok ayıp çook...
*Nerdeydin bunca zaman?
SATILDI
KARAKIZ

* gelinlerin yanıbaşında

*arayı açma ama bidaha bu kadar!

*tamam...

beden: M
fiyat: 40tl

14 Mayıs 2010

beyaz tişörtünüz çok mu sıkıcı?

Yine biraz duvak danteli ve inciler..
Kurdeleyi değiştirebilirsiniz, bembeyaz da olur.
Her türlü yola gelir: yelek ve ceket içi, yırtık pantolon üstü vs.

SATILDI
V POWER
normal bir beyaz t-shirtten alabilecekleriniz ve fazlası...

beden:L
fiyat: 45tl

10 Mayıs 2010

gökten 3 elma düşmüş

Kül bulutuna takılmayıp inenler de kurtlu çıkmış.
ama bunlar kıpkırmızı, pamuk prenses olsam kesin yerdim.
bi dakka o kırmızı başlıklı kız mıydı?

SATILDI
ELMALI

elmalarınız çok güzelmiş


beden: S
önemli: Dantelli süsü çıkıyor broş oluyor. Bu tığ işi parçası da 40 yıl öncesinin anane elinden çıkma, ne de güzel! Düğmeler de heralde 30 yıllık.
fiyat: 35tl

27 Nisan 2010

çok etniksin canım

Daha tam gelemedik yaza ama yavaştan bohçadakileri dökmenin zamanı geldi. Yazmalarım var, iğne oyalarım var, bodrum işi incik boncuk, dantellerim var. Bundan sonra aramızda olacakların bir habercisi oldu bu etnikus. Gümüşleri de takıverin oranıza buranıza, sizden enteli yok...


SATILDI
ETNİKUS




beden: S
fiyat: 50tl

16 Nisan 2010

iki arada bir derede

Basit ama uyduruk değil canım, üstte çok güzel duruyor. Penceresi de var hem. Bozarık kahvesi rengi ve düğmeleriyle de vintage bi hal geldi üstüne.

SATILDI
LEOPOLD


beden: S
fiyat: 30tl

8 Nisan 2010

parça pinçik

Evdeki artık kumaşları değerlendirdiğimiz bu bölümde, strasın cazibesine de kapılıyoruz. Taşları beğendiniz değil mi? Azalt veya arttır diyebilirsiniz, içinizdeki maşalı saçlı sarışının dışarı çıkma potansiyeline göre... no offense! i am also a very strass friendly person..
SATILDI
KIRPIK



t-shirt: MNG
beden: L
fiyat: 50tl

3 Nisan 2010

version 2

Sıkıştığın zaman giy çık tişörtlerden oldu bu. Takıya da gerek yok. Yine turkuaz var.

KUTU KUTU 2

Şu kısım gerçekten doğru mu meraktayım:

"Kederli insanların kederlerini gidermede, ya da bir olayın şokunu yaşayan kişileri o halden kurtarmada faydalıdır."

göreceğiz...
t-shirt: H&M
beden: S
önemli: madem turkuaz her derde deva, kolye olarak da takılır artık.
fiyat: 40tl